DİNLENMEK İLE ANLAŞILMAK AYNI ŞEY DEĞİLDİR
- Yosun Alpsü

- 15 May
- 1 dakikada okunur
İnsan çoğu zaman konuşulduğunu düşündüğü yerde aslında yalnız kalır.
Birisi seni dinliyordur. Başını sallar, göz teması kurar, doğru kelimeleri bekler gibi görünür. Ama içten içe bambaşka bir yerde duruyordur. Kendi düşüncesinde, kendi hikâyesinde, kendi yorumunda…
İşte tam da burada fark başlar: dinlenmek ile anlaşılmak aynı şey değildir.
Dinlenmek, sesinin karşıya ulaşmasıdır.
Anlaşılmak ise, o sesin doğru yerden duyulmasıdır.
Bazen insan saatlerce anlatır ama yine de hafiflediğini hissetmez. Çünkü mesele anlatmak değil, karşı tarafın seni nereye koyduğudur. Seni kendi filtresinden mi duyuyor, yoksa gerçekten senin yerinden mi bakıyor?
Ve insan bunu fark ettiğinde sessizleşir. Daha az anlatmaya başlar. Daha çok içine döner. Çünkü herkesin dinlediği bir dünyada, gerçekten anlaşılmak nadir bir şeydir.
Belki de insanın en büyük yorgunluğu buradan gelir: Çok anlatıp az anlaşılmaktan.
Ve belki de en doğru soru şudur: Seni dinleyenler mi yorar, yoksa seni anlamayanlar mi




Yorumlar